FİLMGÜNCEL

Kırmızının Halleri

İmam Gazali, saadetin formülünü anlattığı Kimya-i Saadet adlı eserinde, “Beden şehrinin sultanı kalptir.” der. Ona göre akıl bu şehrin veziri, hisler ise askerleridir. His askerleri, akıl vezirinin komutası altında bulunduğu sürece şehir huzurlu ve güvenlidir.

Modern şehir yaşamının kargaşası ve uyaran bombardımanı içinde gitgide dürtüselleşen bizler için ne kadar da sade bir formül. Günümüzde bu emir komuta zincirini formüle edildiği şekilde sağlam tutabilmek için gerekli olan şey sanırım hislerimizi tanımak ve onların halden hale geçişini seyredebilmek. Bugünlerde vizyona giren Turning Red (2022) isimli çocuk animasyon filminin kendi sınırları dahilinde yetişkinler için  bu imkânı sunabildiğini düşünüyorum.

Türkiye’de Kırmızı ismi ile vizyona giren film on üç yaşındaki başkahraman Mei Lee’nin çocukluktan ergenliğe geçişini ve bu süreçte değişen duygularını tanımasını konu ediniyor. Otoriter bir anneye ve yeri geldiğinde destekleyici diyebileceğimiz bir babaya sahip olan Mei Lee; Toronto’da, şehrin en eski tapınağında yaşıyor ve okul harici zamanlarda tapınağı işleten ailesine yardım ediyor. Bu bilgiler ile birlikte, başarılı bir öğrenci olan Mei Lee’yi çok sevdiği arkadaşlarından ayrı kalmak pahasına da olsa daima annesinin beklentilerini boşa çıkarmamak üzere uğraşan bir karakter olarak da tanıyoruz.

Filmin asıl konusunu teşkil eden ergenliğe geçiş, Mei Lee’nin annesi ile gerginlik yaşadığı bir gecenin sabahına kırmızı panda olarak uyanması ile kendini gösteriyor. Aynada kendi yüzü yerine kırmızı panda yansımasını gören ve korkan Mei, sakinleşebildiği anlarda vücuduna geri dönebildiğini fark ediyor. Yoğun duygular yaşadığında bir kırmızı pandaya dönüşen ve bu durumu çevresinden gizlemek isteyen kahramanımız çözümü “donuk”laşmakta buluyor. Durumun çevresi tarafından fark edilmesi üzerine karşılaştığı tepkiler ve çocukların yetişkinliğe geçiş döneminde yaşayacağı zorluklara aileleri tarafından hazırlanmasının gerekliliği de filmin asıl konusu yanında ilerleyen yan konular olarak karşımıza çıkıyor.

Meraklı ve kontrolcü annenin pandayı fark etmesi ile birlikte bu durumun Mei’ye büyükannelerinden kalan bir miras olduğunu öğreniyoruz. Meğer eski zamanlarda köyünü korumak üzere tanrılara yalvaran büyük büyükanneye hediye edilen ve nesilden nesile aktarılan kızıl panda dönüşümü, bir süre sonra ailenin şehre taşınması ile birlikte kadınlara güçlük çıkaran bir yön olarak kabul edilmiş. Pandanın kontrol edilemez bir şekilde ortaya çıkmasıyla doğan tehlike ve yıkım sebebiyle, bu hediye kızıl ayda yapılan panda özgürleştirme ritüeli ile vücuttan atılır olmuş.

Ailesi Mei’yi ritüel zamanına kadar evde saklamak istese de Mei arkadaşlarının durumu fark etmesi üzerine gösterdikleri şefkat ve güven sayesinde bir öz düzenleme becerisi kazanıyor ve bu sayede pandayı kontrol etmeyi de öğreniyor. Hatta bu özelliğinden yararlanarak gitmek istedikleri bir konser için bilet parası bile topluyorlar.

Mei ve arkadaşlarının konser bileti için yaptığı çılgınlıkları öğrenen annenin bütün suçu diğer çocuklara attığı sahnede, Mei’nin arkadaşlarıyla ve ailesiyle arasındaki ilişkiyi çift taraflı olarak izlerken bir taraftan üçüncü bir bakış olarak aile ve arkadaşlar arasındaki ilişkiyi de gözlemleyebiliyoruz. Yan kahramanların duygularını ve olaylara bakış açılarını net bir şekilde görebilmek konuyu kavramımıza yardım ederken bu durum sosyal hayatta kurduğumuz ilişkiler içinde bir aynalanma sağlıyor. Diğer yandan ritüel için gelen anneanne ve teyzelerin anne ile ilişkileri de ortaya koyduğumuz davranışların genetik aktarımla ilgili olabilecek taraflarını açık bir şekilde bizlere gösteriyor.

Kızıl ay gökyüzünde belirip ritüel başladığında aile fertlerinin söylediği yürekten şarkılar eşliğinde pandası ile son kez karşılaşan Mei, onu uğurlamak istemez. Mei’nin kızıl pandadan vazgeçmeyişi ritüelin yarım kalmasına sebep olur ve böylece diğer aile fertlerinin pandaları ile de tanışırız. Bu bölümde anne-kız arasındaki hesaplaşmanın yanında aile içi bir dayanışmaya ve arkadaşlar arası bir desteğe de tanık oluruz. Film kızıl pandanın Mei’nin çevresi tarafından da kabulü ile biterken pandasından vazgeçmeyen Mei’nin, geleneğin dışına çıkıyor gibi görünmesine rağmen büyükannesini gerçekten onurlandıran ilk torun olduğunu da anlarız.

Aile büyükleri kontrol edilemez olduğu gerekçesi ile pandalarını kendilerinden uzaklaştırıp hapsederken Mei’nin onların aksine küçük yaşta bu kontrollü dönüşümü başarması duygularından kaçmak yerine onları tanımak ve kendini dengelemeyi öğrenmekle ilgili elbette. Film mesaj kaygısına boğulmuş olması yönüyle eleştirilse de kendini seyretmek niyetiyle izlendiğinde izleyicide güzel bir pencere açıyor. Mei’nin dönüşüm sahnelerinde, ani çıkışlar yaşadığımız ya da kendimizden beklemediğimiz davranışlar gösterdiğimiz anlarda yapabileceğimiz şeylere dair ipuçları bulmak mümkün. Ayrıca 2000’li yıllarda geçmesi bakımından az da olsa nostalji içeren bu animasyonun alışılmışın aksine başörtülü yan karakterlere de yer verdiğini söylemeden geçemeyeceğim. Hislerin kölesi olmak, onlara hükmetmeye çalışmak ve onları muhatap almak arasındaki farkları on üç yaşındaki bir kız üzerinden gözlemleyebileceğiniz Turning Red, izleyiciyi kendiyle var olmak noktasından yakalarken insanlık halleri adına da keyifli bir seyir sunuyor.

Huriye YILDIRIM

1993 yılında Isparta'da doğdu. İlköğretim ve lise eğitimini Isparta'da tamamladı. 2011 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde başladığı eğitimini 2015 yılında tamamladı. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk İslam Tarihi ve Sanatları bölümünde yüksek lisans eğitimine başladı. 2019 yılında, mütareke döneminde yayımlanan İ'tisam mecmuasını çalıştığı yüksek lisans tezini tamamlayarak mezun oldu. Lisansüstü eğitimi esnasında çeşitli kurumlarda Osmanlı Türkçesi ile ilgili çalışmalar yapan; yazma eserler, kitabeler ve mezar taşları, İslam Edebiyatı, metin şerhi gibi alanlarda atölye çalışmalarını sürdüren Huriye Yıldırım, 2016 yılında başladığı Osmanlı Türkçesi öğreticiliğine halen devam etmektedir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

42  +    =  43

Başa dön tuşu