GÜNCEL

Nartugan Film Festivali Başladı

Bu yıl ilki düzenlenecek olan IINFF (İstanbul Uluslarası Nartugan Film Festivali) 13-16 Aralık tarihleri arasında kapılarını seyircisine açıyor. 4 gün boyunca ücretsiz izleyebileceğimiz festivale hadi hep beraber bir göz atalım.

Öncelikle dikkatimi çeken festivalin adı oldu: “Nartugan”. Türklerin eski inanışına göre gece ile gündüz sürekli savaşır ve “Nartugan” ile birlikte gün geceye galip gelerek uzamaya, güneş daha fazla görünmeye başlar. Festival globalleşen dünyada unutulmaya yüz tutan kadim yerli kültürleri ve yerli nüfusu, şamanizmi, paganizmi; onların dilini, kültürünü, sosyal hayatını kendi deyimleriyle “gün ışığı”na çıkarmayı amaçlamakta.

Ayrıca UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) tarafından da kabul gören festivalin ödül gecesi 20 Aralık tarihinde Kadıköy Kozzy Alışveriş Merkezi’nin ev sahipliğinde yapılacak. Festivale 120’yi aşkın ülkeden (Hindistan, Amerika Birleşik Devletleri, İran, Türkiye, Rusya, Brezilya, Fransa, İtalya…) 3120 filmin müracaat ettiği söyleniyor.

Festivale başvuran eserler 22 kişilik bir ön jüriden geçerek belirli bir seçki oluşturulmuş. Gültekin Bayır koordinatörlüğünde başlayan festivalin ön jürisinde Dr. Amian Zhaman, Nilüfer Açıkalın, Yasemin Öztürk, Soner Olgun, Oğuz Koloğlu, Emre Altuğ gibi usta isimler var. En iyi film, en iyi kısa film, en iyi yönetmen gibi ödüller 20 Aralık’ta sahiplerini bulacak. Unutmayın, başvurulan 3120 film arasından incelikle seçilen filmler 4 gün boyunca sinemaseverlerin beğenisine açık olacak ve gösterimden sonra film ekipleri ve oyuncularla tanışıp sohbet etme fırsatı da olacak.

Şimdiden bol güneşli seyirler…

Tuğba KOCA

0-5 yaş: En net hatırladığı iki şey var. Tır şoförü olan babası yurtdışından pahalı kıyafetler getirdiğinde bunları giyip tüm mahalleliye hava atar annesi iki dakika gözden kaybolduğunda çığlıklarıyla yine o mahalleliyi başına toplardı. 5-11: Nedenini bilmiyor olsa da kendisini 5 yaşındayken ilkokul 1. sınıfta okumayı ilk öğrenen kurdelesi takılırken buldu. 11 yaşında Victor Hugo’nun Sefiller’i gibi kitapları 2 gecede bitirip babasına yazar olup bir kitap çıkarmak istediğinde ihtiyaçları olan parayı hesaplatırdı. Ortaokulda tiyatro oyunları yazar, oyuncu seçer ve hazır olduklarında bir pastaneyle anlaşıp pasta kurabiye alır bütün okula oyununu izlettirirdi. 12-16: Hiçbir amacı olmadan girdiği Sağlık Lisesi sınavlarını kazandı diye Sağlık Lisesi okudu. Mezun olacağı sene arkeoloji okumaya karar verdi ve dershanenin yolunu tuttu. Dershane hocasına arkeoloji kazanmak için kaç net yapması gerektiğini hesaplattığında ilk 1000 e girmesi gerektiğini öğrenince dershaneye gitmekten vazgeçip eğitim sisteminin izin verdiği ölçüde bir bölüme yerleşti. Bu yüzden hala trigonemetri gibi konular hakkında hiçbir fikri yok. Üniversite bitince iş hayatına atılıp optik mağaza açtı ve para kazanmanın bir insanı mutlu etmeye yetmediğini anladı. Ve o zamana kadar ilgilendiği gitar, resim, tiyatro, seyahatler her ne varsa hepsi sinemanın birer parçası oldular. Ve kendi puzzle’ını tamamlamaya karar verdi. Yapımcılık , senaristlik, kısa film eğitimleri TRT1 stajları derken kendisini harika bir toplulukta buldu. Hayal Perdesi…

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

18  +    =  20

Başa dön tuşu