FİLM

Parazit: Uluslararası Olan Kişiseldir

 

Bong Joon-Ho Parazit (2019) filmiyle En İyi Yönetmen Oscar’ını aldığında yaptığı konuşmada üniversite öğrencisiyken en sevdiği sözün, Martin Scorsese’ye ait “en kişisel olan en yaratıcıdır” ifadesi olduğunu belirtti.[1] Bong yine öğrenciyken yaşadığı bir deneyimden esinlenerek Parazit’in hikâyesini oluşturmuştur. Bir arkadaşının yönlendirmesiyle kendi ailesinden daha zengin bir ailenin oğluna İngilizce dersi vermiştir.[2] Aynı dönemde bir arkadaşının şeftaliye alerjisi olduğunu duyunca inanmamış, sonra arkadaşının şeftaliye dokunmasa da kızarıp alerjik krize girdiğini görmüştür. Bu deneyimin oldukça travmatik olduğunu söyleyen yönetmen Bong, aynı zamanda sinematik olduğunu düşündüğü için şeftali alerjisini filminde de kullanmıştır.[3]

Parazit filmiyle Bong Joon-Ho’nun kişisel deneyimleri uluslararası izleyici karşısına çıkmış oldu. Bir diğer ifadeyle “kişisel olanın uluslararası hale geldiğine” şahit olduk. Bong aynı zamanda bu filmi çekme fikrinin arkasında Güney Kore’ye özgü ayrıntıları işlemenin olduğunu söylemiştir.[4] Filmde yönetmenin kişisel deneyimleriyle birlikte söz konusu kültürel ve sosyal detayları da izliyoruz. Aynı zamanda ülkenin uluslararası meselelerinin de işlendiğini ve bu meselelerin insanların gündelik hayatlarının bir parçası olabildiğini görüyoruz. Cynthia Enloe uluslararası siyasetin sadece ülkelerden ve hükümetlerden ya da askerî birlikler ile diplomatik yazışmalardan ibaret olmadığına dikkat çekmektedir. Enloe “uluslararası olan kişiseldir” derken devletlerin birbirleriyle kurdukları ilişkilerde kişilerin oynadıkları rollerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini anlatmaktadır. Enloe bu ifadesiyle kadınların uluslararası ilişkilerde oynadıkları rollerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulasa da[5] Parazit filmiyle birlikte düşünüldüğünde, “uluslararası olan kişiseldir” başka bir anlamda da yorumlanabilir.

Ailesiyle birlikte bir apartmanın bodrum katında yaşayan Kim Ki-Woo, bir arkadaşının tavsiyesiyle zengin Park ailesinin lise öğrencisi kızına İngilizce dersi vermeye başlar. Bu ailenin küçük oğluna sanat eğitmeni arandığını öğrenince kendi kız kardeşini başka biri olarak tanıtarak eve sokmayı başarır. Ardından, Jessica ismiyle “sanat terapisi” yapmaya başlayan kız kardeş evin şoförüne tuzak kurarak kendi babasını şoför olarak işe aldırır. Baba da çocuklarıyla iş birliği yapar ve bu evde yıllardır hizmetçilik yapan kadının işten atılması sağlanır. Yerine de Ki-Woo’nun annesi hizmetçi olarak alınır. Böylece bodrum katında yaşayan Kim ailesi zengin bir ailenin evine kısmen de olsa yerleşmiş olur.

Ki-Woo zengin aileye üniversite okumamış kız kardeşini ABD’deki bir üniversitede iyi eğitim görmüş biri olarak tanıtmıştır. Kız kardeşini eve ilk getirdiğinde, evin önünde zili çalmadan önce kısa bir tekerleme diyeceğimiz şekilde, uydurdukları özgeçmişi tekrar ederler: “Jessica tek çocuk, Illiniois Chicago, sınıf arkadaşı Kim Jin-Mo, o da senin kuzenin.”

Daha sonra “Jessica jingle” olarak adlandırılan bu tekerleme o kadar popüler oldu ki, sadece bu kısmın ses dosyası Parazit’in resmî web sitesi üzerinden ücretsiz erişime açıldı.[6] Anlamı pek bir şey ifade etmeyen bu tekerlemenin bu kadar ilgi görmesinde belki de melodisinin rolü olduğunu söyleyebiliriz.

Jessica jingle hakkında kısa bir internet araması yapıldığında, melodinin Güney Kore’de oldukça meşhur bir çocuk şarkısının melodisi olduğu anlaşılıyor: “Dokdo Bizim Toprağımız.” Ayrıca, öğrencilerin bir şey ezberlerken bu melodiyi sıklıkla kullandıkları da ifade ediliyor. [7] Dokdo ya da Japonca Takeshima olarak adlandırılan çoğunluğu kayalıklardan oluşan adalar Güney Kore ve Japonya arasında toprak anlaşmazlığı sebebi. Mevcut durumda adaların idaresi Güney Kore’de fakat Japonya adalar üzerinde hak iddia ediyor. Her iki ülke de adalar üzerindeki haklarını kendi dışişleri bakanlıklarındaki özel broşürlerle tarihe dayandırarak kanıtlamaya çalışıyor.[8]

Dokdo Bizim Toprağımız şarkısındaki bazı ifadeler ise şöyle: “Her kim kendisine ait olduğunu söylese de Dokdo bizim toprağımız. Hawaii Amerikan toprağı, Tsushima Japon toprağı, ama Dokdo bizim toprağımız.”[9] Yönetmenin Güney Kore’de herkesin melodisini bildiği bu şarkıyı tercih etmesi yukarıda da bahsettiğim üzere, filmin ülkeye özgü detayları içermesine yönelik gibi gözüküyor. Fakat burada vurgulanması gereken iki ülke arasındaki toprak anlaşmazlığının çocuk şarkısı haline gelebilmesi ve melodisinin sözlerden ayrı olarak insanlar tarafından gündelik hayatlarında kullanılabiliyor oluşu.

Parazit’te Güney Kore’nin uluslararası sorunlarıyla ilgili dikkat çeken bir diğer bölüm ise Kuzey Kore’ye bolca atıf yapılan sahne. Zengin Park ailesi kampa gidince, Kim ailesi boş kalan evde keyif yapmaya başlar. Bir süre sonra evin eski hizmetçisi kadın gelir ve unuttuğu bir şeyi alıp gideceğini söyler. Bu kadının da evin yeni çalışanlarının aile olduklarından haberi yoktur. Dolayısıyla, Ki-Woo’nun annesi kapıyı açıp kadınla ilgilenirken, herkes saklanır. Eski hizmetçi kilerdeki bir dolabın arkasında gizlenmiş olan sığınağa koşarak orada saklanan kocasına yemek verir. Buna şahit olan yeni hizmetçiye kocasının alacaklılardan kaçtığını, bu nedenle bu sığınakta gizlendiğini ve ev sahiplerinin bundan haberdar olmadıklarını söyleyerek yardım ister.

Ev sahipleri sadece adamın değil, sığınağın varlığından da bihaberdir. Eski hizmetçinin anlattığına göre evi inşa eden mimar pek çok zenginin evinde olduğu gibi muhtemel bir Kuzey Kore saldırısına karşı bu sığınağı inşa etmiştir. Ancak nedense evi satın alan aileye bundan bahsetmemiş, hizmetçi kadın da bu durumdan yararlanmıştır.

Eski hizmetçi, yerine gelen kişiden kendisine ve eşine yardımcı olmasını ister. Bu esnada, Ki-Woo, babası ve kız kardeşi bu konuşmaları dinlerken kendilerini sığınakta bulurlar. Bu kişilerin aile olduğunu anlayan kadın hemen telefonuyla ailenin videosunu çeker ve kendisine yardım etmezlerse gönder tuşuna basacağını söyler. Hatta bu tuşu Kuzey Kore’nin füze fırlatma düğmesine benzetir. Ardından, Kuzey Kore ne zaman füze fırlatsa televizyonda açıklama yapan ve Kuzey Kore liderini öven kadın sunucunun taklidini yapar. Altın Palmiye kazandığında Yönetmen Bong’a bu sahneyle ilgili soru sorulmuş, Bong gülüp geçilecek bir sahne olduğunu, çok ciddiye alınmaması gerektiğini söylemiştir.[10] Fakat başka bir röportajında Güney Kore halkının yaşadığı kolektif endişeden bahsederken iki ülke arasındaki soruna değinmiştir. Savaş ve ailelerin parçalanmasının toplumu onlarca yıldır etkilediğini, kendi teyzesinin de Kuzey’de kaldığını ifade etmiştir.[11]

Öte yandan, zengin ailelerin evlerinde sığınak bulunurken, bodrum katında yaşayan Kim ailesinin evi de aslında sığınak olarak inşa edilmiştir. 1970’lerde Kuzey Koreli ajanların Güney’e sızarak terör saldırılarında bulunmasıyla, Güney Kore hükümeti alçak katlı tüm binaların acil bir durumda sığınak işlevi görecek bodrumlarının olmasını şart koşmuştur. İlk zamanlar bu bodrumların ev olarak kiraya verilmesi yasak olmasına rağmen, 80’ler ile başlayan emlak sıkıntısıyla birlikte bodrum/sığınaklar yaşama alanı olarak yasallaşmıştır.[12] Filmdeki Park ailesinin evlerindeki sığınaktan haberleri olmasa da mesele Kuzey Kore olduğunda zengin-fakir farkı olmadan Güney Kore halkının hayatlarının etkilendiği görülmektedir.

Son olarak, oğlunun doğum günü partisi öncesi, bahçede kurulacak masa düzeni hakkında zengin annenin hizmetçiye verdiği talimatlara odaklanabiliriz. Anne masaların turna kanadı biçiminde dizilmesini ister. Hizmetçiye ayrıntılı olarak ne kastettiğini anlatır. Amiral Yi’nin Hansan Adası Muharebesi’nde kullandığı taktikten bahseder. Oğlunun bahçede duran Kızılderili oyun çadırını gösterir ve çadırı Japon savaş gemileri gibi düşünüp, masaların çadırın etrafında yarı yuvarlak biçimde yerleştirilmesini ister.

Annenin bahsettiği Amiral Yi Sunshin 1592 yılında Kore yarımadasını istila eden Japon güçlerine karşı savaşmış ve söz konusu turna kanadı taktiğiyle Japon donanmasını geri püskürtmeyi başarmıştır. Ancak Japon işgali 1598’e kadar devam etmiş ve altı yıllık savaş süreci yüz binlerce Korelinin ölmesine, esir alınmasına ve Kore’deki saraylarla tapınaklar gibi pek çok kültürel mirasın yok olmasına neden olmuştur.[13] Dolayısıyla, bu süreçte acı çeken Korelilerde Japonlara karşı güçlü bir öfke duygusu oluşmuştur.[14] Bugün Amiral Yi, Kore’nin önde gelen savaş kahramanlarından biri olarak görülmeye devam etmekte, başkent Seul de dahil pek çok şehirde heykeli bulunmaktadır.[15] Bu şekilde Amiral Yi’nin ve savaş hafızasının Güney Kore halkının günlük hayatlarının bir parçası olmayı sürdürdüğü söylenebilir. Hatta günlük hayata o kadar yerleşmiş ki kurgu da olsa bir anne çocuğunun doğum günü partisi için bu kahramanın savaş taktiğinden faydalanmayı seçebiliyor.

Bong Joon-Ho Parazit filmiyle kişisel ve ulusal bir hikâye anlatmayı hedeflerken, aslında ülkesinin uluslararası ilişkilerini de ele alıyor. Basit bir tekerleme için ülkesinin toprak meselesiyle ilgili bestelenmiş bir şarkının melodisinden yararlanıyor. Çıkar çatışması yaşayan ve eline koz geçen birinin, başkalarını tehdit ederken Kuzey Kore’ye, özellikle de balistik füzelerine gönderme yapmasını sağlıyor. Küçük bir çocuğun doğum günü masa düzeni için ülkesinin savaş kahramanlarından birinin başarılı savaş taktiğinden faydalanıyor. Bong tüm bunları uluslararası ilişkiler dersi vermek için yapmıyor. Ama Bong’un kişisel ve ulusal deneyimlerinden yola çıkarak yazıp yönettiği Parazit ile birlikte “uluslararası olanın kişisel olduğuna” da şahit oluyoruz.


[1] Bong Joon Ho Wins Best Director, 2020, Erişim 24 Temmuz 2020. https://www.youtube.com/watch?v=ekMl5VHBH4I.

[2] Rose, Steve. “Parasite Director Bong Joon-Ho: ‘Korea Seems Glamorous, but the Young Are in Despair.’” The Guardian, 31 Ocak 2020, Erişim 24 Temmuz 2020. https://www.theguardian.com/film/2020/jan/31/parasite-director-bong-joon-ho-korea-seems-glamorous-but-the-young-are-in-despair.

[3] Han, Karen. “Bong Joon-Ho on Weaving His Personal Memories into Parasite.” Polygon, 14 Ekim 2019, Erişim 15 Ağustos 2020. https://www.polygon.com/2019/10/14/20906430/parasite-bong-joon-ho-interview-rock-peach-spoilers.

[4] Rose. “Parasite Director Bong Joon-Ho: ‘Korea Seems Glamorous, but the Young Are in Despair.’”

[5] Enloe, Cynthia. Bananas, Beaches and Bases: Making Feminist Sense of International Politics. University of California Press, 2014, s. 350-1.

[6] “Parasite | NEON”. Erişim 30 Haziran 2020. https://www.parasite-movie.com/jessica/.

[7] The Korea Herald. “Doorbell Song from ‘Parasite’ Hits Internet”, 18 Kasım 2019, Erişim 30 Haziran 2020. http://www.koreaherald.com/view.php?ud=20191118000515.

[8] Ministry of Foreign Affairs of Republic of Korea. “MOFA Dokdo.”, Erişim 13 Kasım 2016. http://dokdo.mofa.go.kr/eng/pds/pdf.jsp. ; Ministry of Foreign Affairs of Japan. “10 Points To Understand the Takeshima Dispute.”, Erişim 13 Kasım 2016. http://www.mofa.go.jp/files/000092147.pdf.

[9] The Original Song of Jessica Jingle “Dokdo is our land” (with English CC). MBC World, 2019, Erişim 30 Haziran 2020. https://www.youtube.com/watch?v=FgtYinVy44Q.

[10] Sharf, Zack. “Bong Joon-Ho Reacts to Historic Palme D’or Win, Denies ‘Parasite’ Mocks North Korea.” IndieWire (blog), 25 Mayıs 2019, Erişim 29 Haziran 2020. https://www.indiewire.com/2019/05/bong-joon-ho-reacts-palme-dor-win-denies-parasite-mocks-north-korea-1202144877/.

[11] Rose, “Parasite Director Bong Joon-Ho: ‘Korea Seems Glamorous, but the Young Are in Despair.’”

[12] “The Real People Living in a ‘Parasite’ Basement.” BBC News, 10 Şubat 2020, Erişim 15 Ağustos 2020. https://www.bbc.com/news/world-asia-51321661.

[13] Kim, Djun Kil. The History of Korea. Santa Barbara, California: Greenwood, 2005, s. 80-3.

[14] Beasley, William G. The Japanese Experience: A Short History of Japan. London: Weidenfeld and Nicolson, 1999, s. 144.

[15] “Statue of Yi Sunsin – Sejongro Seoul.” In Wikipedia, 14 Aralık 2006, Erişim 17 Ağustos 2020. https://en.wikipedia.org/wiki/File:Statue_of_Yi_Sunsin_-_Sejongro_Seoul.JPG.

Zülal ZENGİN

İstanbul’da doğmuş, büyümüş ve eğitim almıştır. Lisans eğitimini İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladıktan sonra yüksek lisans ve doktora eğitimine Uluslararası İlişkiler alanında devam etmiştir. Yabancı dillere ve farklı kültürlere olan ilgisi Avrupa’nın ardından Doğu Asya’ya kaymış olup akademik çalışmaları da bu bölgeye odaklanmaktadır. Özellikle Japon ve Güney Kore sinemasına ilgi duymakta, filmleri tarihî ve siyasi bakış açısıyla değerlendirmeye çalışmaktadır.

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Baştan sona kadar son derece bilgilendirici, aydınlatıcı ve bir o kadar da heyecan verici bir yazıydı. Parazit filminin genellikle iktisadi çerçeveden ele alındığını gördük, ancak işin bir de siyaset boyutunu da düşündürmeniz oldukça zihin açıcıydı. Teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  +  79  =  84

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu