SİNEMAYA DAİR

Sinema Ne Zaman

-0-

Öyle bi sahne izliyorsunuz ki…

Tüm sinir uçlarınıza dokunan, sizi kaldırıp olduğunuz yerden başka bir mekana götüren bir sahne…

Hormonlarınız tavan yapmış, ayaklarınız yerden kesilmiş, doymak duygusunun unutulduğu bir andan bahsetmeye çalışıyoruz.

Sinemanın kendine has zaman ve mekanını düşünün…

Yaşadığınız, şahit olduğunuz hayatın içinde var olan bir başka zaman ve mekandasınız;

Bir çeşit rüya veya bir çeşit oyun bu…

İkisinden biri

Buna, bir başka bağlantı ile esas bağlı olduğunuz yeryüzünden kopma diyoruz ya da kopmama…

Peki nasıl olacak?

İlk açtığınız kapıyı unutmadan diğer kapıları birer birer açacaksınız ve yolculuğunuzu o ilk açtığınız kapı dizayn edecek.

Kaybolmak an meselesi…

Tutunacak bir tutamak bulamamak ve savrulmak

Sinemadan bahsederken aslında iki ihtimali göz önüne getirmeliyiz.

Koca bir çınar misali kökten var olmak hatta kökten başka bi şey olmamak

ya da

Köksüz olmak


-1-

İnsan olmanın verdiği açlık, bizim bu dünyada başımıza gelecekleri müstakilen yaşamamıza engel olur. Tabiatımızın mühtelif kırıkları karşılaştığımız olaylar karşısında pozisyonumuzu belirler. Karakterimizi veya niyetimizi ortaya koyarken, biz aslında ne kadar biziz, tartışılır.

Meseleyi kendimizden uzaklaştıracaksak eğer, gündem ettiğimiz şey sorumluluklarımız değil de bizim belirlemeye muktedir olmadığımız atmosfer şartlarıysa biz konuyu mutlaka virüse getirir, mühürleriz. “Hastalık” deriz. “Virüsten kaynaklanıyor” der geçeriz veya tarafımıza yöneltilen “Deli bu” iddialarına genetik bilimi tarafından ele alır, “Bunun babasında da bu hastalığın geni vardı” deriz.

Soru şu;

Hiç olmadığı kadar ciddi ciddi düşünmeye ve meseleleri ele vermeye değil de ele almaya var mısınız? Yok musunuz?


 -2-

Kahkahayı tebessüm ile değiştirmek nasıl olur? Anlatayım.

Bir metabolizma denge arar, delicesine hayatı boyunca aradığı şey odur.

Düzen böyle kurulmuş, inanmıyorsanız, kalkın bakın…

Her insan doğarken iyi bir donanım ve işletim sistemi ile dünyaya gelir.

Farkında olamasa da doğru yol üstündedir ve henüz tabiatında çatlaklar oluşmamıştır.

Biz birilerinin dediği gibi günahkar olarak dünyaya gelmeyiz, gelmedik.

İşte, Sinema ne zaman, bu karambolde fark edilmeli!

Tüm ağzının içi görünürcesine, adeta ağlar gibi gülen, unutkan, türedi, günahkar insandan;

tebbüssüm eden, hatırlayan, emanet sahibi temiz insana  varmak için…

Sinema her zaman.

Aziz GÖKTEPE

1985 yılında İzmir’de doğdu. Lisans öğrenimini Toplum Sağlığı alanında, yüksek lisansını ise Sağlık Yönetimi üzerine yaptı. 10 yıldır erişkin ve çocuk kalbi ile ilgili ileri bir görüntüleme yöntemi olan anjiyo işleminin yapıldığı bölümün sorumlusu olarak çalışmaktadır. Gözün önünde ve arkasındakiler hakkında düşünmeye, okumaya ve yazmaya çalışıyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

6  +  3  =  

Başa dön tuşu